5 dakikada ertelemenin üstesinden nasıl gelinir?

5 dakikada ertelemenin üstesinden nasıl gelinir?

Kural nedir?

Hepimiz bazen işimize başlamak için kendimizi getiremiyoruz. Instagram başkanı Kevin Systrom da bu sorunla karşı karşıya. Bu gibi durumlar için beş dakika kuralını geliştirdi.

Neden işe yarıyor?

Erteleme konusunda uzmanlaşmış klinik psikolog Christine Li, ertelemenin genellikle korku veya çatışma tarafından tetiklendiğini söylüyor. İşlerimizi halletmek istediğimizde bile başarısızlık, eleştiri ya da stres korkusu bizi kendimizle savaşmaya zorlar. Korkularımızın gerçekleşmesini istemiyoruz. Bu tür bir çatışma başlamayı imkansız kılıyor, diye devam ediyor Lee. Bu, anlamsız olsa bile neden bazen ertelediğimizi açıklıyor.

Beş dakika kuralı bizi özgür kılar. Görünüşe göre bir süre projeye dalıp her an geri dönebilirsin.

Hala kararınızı beş dakika içinde yeniden gözden geçirme hakkınız var. Durum üzerinde kontrol hissi verir. Dışarıdan baskı görmek yerine kendi başınıza karar veriyorsunuz.

Julia Moeller, Yale Üniversitesi'nde Öğrenme Psikoloğudur

Beş dakikalık başka bir kural, faaliyetlerin maliyetini azaltır. Örneğin, duygusal (korku, endişe), alternatif (bu işi yapmayı özlediğiniz şey), enerji (ne kadar sıkıcı). Maliyetler düştüğünde iş yapma motivasyonu artar.

Neden ilk dakikalardan sonra çalışmaya devam ediyoruz?

Bir görevin ne kadar sinir bozucu olduğuna dair inançlarımız genellikle yanlıştır. Bir işe başladığımızda, genellikle bu konuda beklediğimizden daha olumlu hissederiz.

Örneğin, araştırmacılar Kızlar Matematikte Gerçekten Daha Fazla Kaygı Yaşıyor mu? öğrencilerin beklentileri ve gerçek performansı. Kız öğrenciler matematikte erkek sınıf arkadaşlarından daha kötü olduklarını hissettiler. Ancak araştırmacılar, bir matematik sınavında tüm öğrencilerin yeteneklerini ve kaygılarını değerlendirdiğinde cinsiyet farklılıkları ortadan kalktı. Öğrencilerin görüşleri doğrulanmadı. Test sırasında hissettikleri olumsuz beklentileriyle uyuşmadı.

Sadece görevin daha az tatsız olduğu ortaya çıkmadı. Çalışmaya başladığımızda, kendimizi genellikle bir akış halinde buluruz. İçinde kendimizi tamamen işe kaptırır ve etrafımızdaki her şeyi unuturuz. Zaman uçup gidiyor. Ancak çoğu zaman karmaşık meselelerle meşgul olduğumuzda buna dalıyoruz. Örneğin, kendinizi sadece beş dakika içinde mümkün olduğunca çok şey yapmaya zorlamak. Ancak bulaşık yıkamak veya metindeki yazım denetimi gibi rutin işler bile akışın içine gömülebilir.

Beş dakika sonra, büyük proje hala büyük. Ama ilk eşiği geçtikten sonra, başlama isteksizliği, bunaltıcı hissetmeyi bırakır.